gazetelerde okuduğum doğruysa ,ki mantıklı buluyorum,sanal alemdeki olumlu paylaşımlardan etkilenen takipçiler iç geçirme hastalığına(!) yaklanıyormuş. siber alemde tedavüle çıkan tayfanın takipçileri paylaşımların ışıltısına kapılıp hani bana isyanlarında bir müddet takılıp, herkes yahşi de bir ben kaldım yavan mutsuzluk anaforuna kapılıp gidiyormuş..
"sanal ne kadar sanal, facebook sadece facebook olmaktan çıktı" beylik bir okadar da transfer dejenere cümleleri sanal alemin etik kurulu diyebileceğimiz sentetik jenerasyonun şimdilik düşünce borsasında işlem gören siber laflar arasında çoktan yerini almış durumda.
önümüzdeki yıllar ne gösterir bilinmez ama ülke nüfusunun yarısının genç olduğu bir ülkede çekirdekten siber alemde yerini alan bir çocuk türünün de yetişip genç kategorisine geçmeye başladığı bir kuşakla karşı karşıyayız..bu açıdan ülke tarihinin hem en genç olması açısından hem de bilişim çağıyla postmodern ötesi siber zamanlarda yaşamamız açısından kritik bir dönemde yaşıyoruz.
bu açıdan bu genç kuşağa iyi rehberlik yapabilirsek bizi vezir edecek ancak rehberlik yapıp iyi yönlendiremezsek bizi rezil edecek; rezil etmekle de kalmayıp bir asır daha toparlanamıyacağımız dejenerasyon sürecini de başlatacak bir kuşak..
nitekim rezil olma emarelerini googlenin istatistiklerinde görmemiz mümkün. gayr-i ahlaki sitelere girme grafiği maalesef bir çok ülkeyi geride bırakan ilk onda yer alamaktayız yaş gruplarına baktığımızda ise ergenlik çağ nüfusumuzun merak sıralamasında dünyayı geride bırakmış uzaydan bile farkedilebilecek etik dejenarasyona doğru kaymakta olduğumuz gerçeğiyle karşı karşıyayız..evet tıkladıklarımız bizi kitlesel anlamda gıdıklamaya başladığında güleriz ağlanacak halimize.
tedbirin, eyvahın para etmediği arsız zamanlarda eriyip giden millet olma bilincimizi kaybettik hükümsüzdür ilanına çıkıp yeni popüler kültürün emrettiği kalıbımızın sığmadığı bir kimlikle idare ederiz artık..
geç olmadan ; yaklaşan sosyal tusunaminin farkında mısınız?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder